Benim Adım Kırmızı*

by

Merhaba hanımlar,

“Saklanmam: benim için incelik, zayıflık ya da güçsüzlükle değil, kararlılık ve iradeyle gerçekleşir ancak. Kendimi ortaya koyarım. Başka renklerden, gölgelerden, kalabalıktan ya da yalnızlıktan korkmam. Ne de güzeldir beni
bekleyen bir yüzeyi kendi muzaffer ateşimle doldurmak. Benim yayıldığım yerde gözler parıldar, tutkular kuvvetlenir, kaşlar kalkar, yürekler hızlanır. Bakın bana; ne kadar güzel şey yaşamak!” Orhan Pamuk, Benim Adım Kırmızı romanında rengi böyle konuşturmuştu.

Ben de yazılanlar üzerine düşünürken böylesine karakterli bir rengin son dönemlerde moda dünyasına nasıl yansıdığını araştırmaya başlamıştım ki bu inanılmaz kullanışlı, şık ve bir o kadar sevimli trençkotu gördüm.

İddialı ve şuh duruşu ile kullanması bir o kadar dikkat isteyen kırmızı, son dönemlerde ünlü modacıların da koleksiyonlarında devamlı kullandıkları renklerden birisi halini almıştır desek abartmış olmayız. Peki, bu iddialı rengi biz muhafazakâr kesim  günlük kombinlerimizde nasıl kullanmalıyız sorusunun cevabını kendimce yaptığım bu gündelik kombin üzerinden vermeye çalışacağım.

Kırmızı, başlı başına tüm dikkatleri üzerine toplayan bir renk olduğundan onu yumuşatmaya ve o feminen havadan uzaklaştırıp daha samimi, şık ve sevimli bir hale getirmeye çalıştım. Kırmızının siyahla olan o güçlü birlikteliğini üzerinde fiyonk esprisi olan buz mavisi ayakkabılarım ve renkli zımbalardan oluşan strap detaylı çantamla eğlenceli hale getirdim.

Kadınların iddialı görünmesini sağlayan, gücünü vurgulayan ve aşkı çağrıştırdığı söylenen, giymesi çok keyifli ama bir o kadar da zor renklerden biri olan kırmızıyı günlük hayatta rahatlıkla kullanabilmek ve onun feminen havasını dengelemek için sizler de benim gibi ufak detaylara dikkat ederek rengi yumuşatma yolunu seçebilirsiniz.

Kombinimin detaylarını yazının devamında inceleyebilir, değerli yorumlarınızı benimle paylaşabilirsiniz.

 

TRENÇKOT: ZARA

AYAKKABI: ZARA

ÇANTA: FENDI

STRAP:FENDI

GÖZLÜK: FENDI

 

Takipte kalın!