KARAKÖY DEDİLER GELDİK!

by

Herkes tarafından kabul gören bir gerçektir Karaköy’ün  İstanbul’un belki de en “çok kültürlü”, en “işlek” ve en “renkli” semti olduğu… Son yıllarda tozunu silkeleyip bambaşka bir çehreye bürünmeye başladığına dair bir yazı okumuştum. Karaköy’ün değişen yüzünü görmeyen biri olarak hemen hazırlıklarımı tamamlayıp bir keşif turu yapmaya karar verdim.

_BJK0046 copy

Espadril: Chanel

Karaköy sokaklarını gezerken insan sanki ülkeler arası geziyor gibi hissediyor. Kılıç Ali Paşa Camii, Osmanlı’dan Bizans’tan  esintiler, sinegog ve kiliseler… Biraz ilerisinde ise size adeta Avrupa sokaklarında geziniyormuşsunuz hissi veren Kemankeş Mahallesi kafeleri.. Gözlerinizi dört açıp, başınızı biraz yukarı kaldırarak yürümelisiniz. Birçok tarihi binanın giriş katı ne yazık ki demir kepenklerle ve çirkin tabelalarla dükkan sahiplerinin umursamazlığına yenik düşse de yeni yapılmakta olan galeri ve kafeler, çoğunlukla buranın tarihsel güzelliğini devam ettirme çabasındalar.

 

 

_BJK9877 copy

Ayakkabı: Airmax Thea

Birbiri ardına açılan sanat galerileri, tasarım atölyeleri, şık ama bir o kadar kimlikli kafeleriyle İstanbul’un tarihi ile modern yüzünü ustalıkla kaynaştırmış Karaköy. İstanbul’un belki de en eski ama bir yandan da hızla gelişmeye devam eden bu semti, ziyaretçilerine çok şey vaadediyor.

_BJK0069 copy

Çanta: Celine

Nev’in çayı, Ragione’nun kahvesi, Karaköy Lokantası ve Mahmut Usta Osmanlı Mutfağı’nın eşsiz lezzetlerini deneyimleme şansım oldu. Bej, Nar, Karabatak, Ma’Nâ, Ops, Lokanta Maya, Naif İstanbul ve Ferah Feza ise en kısa zamanda gitmek istediklerim mekanlar arasında. Kısacası, ne gezerek ne de yazarak bitirilecek gibi değil Karaköy. Her zaman en güzel, her zaman en gözde olmaya da devam edecek belli ki…

_BJK9937 copy

 

_BJK9910 copy

Çanta: Louis Vuitton

 

_BJK9916 copy

_BJK9948